|

<<<25.BÖLÜM>>>
XXV-İLK YARDIM
İLK YARDIM NEDİR?
İlk yardım bir hastalık ya da yaralanma durumunda yalnızca ilk olarak
yapılan yardımdır. İlk kelimesinin kullanılması bize bu ilk
gerçekleştirilen yardımdan sonra yapılması gereken daha fazla bir şeyler
olduğunu gösterir. İlk yardımdan sonraki yardım konusunda eğitim görmüş
bir doktor tarafında gerçekleştirilmelidir.
Acil bir durumdaki davranış biçiminin hasta üzerinde büyük bir etkisi
vardır. Ne yaptığını bilmenden dolayı sahip olduğun güven, ilk yapılması
gerekenler konusunda gösterdiğin akıllılık, sakinliğin ve güler
yüzlülüğün hep hastanın kendisini daha iyi hissetmesine yardımcı
olacaktır.
İLK YAPILACAK
Bir kaza ile karşı karşıya kaldığın zaman önce düşün, sonra ilk
yapılması gerekenleri yap. Örneğin bir araba kazasında aşağıdakiler
yapman gereken ilk şeylerdir:
Kendini koru. Kaza yerine giderken dikkatli ol.
Arabayı ve yolcuları emniyete al. Kontağı kapat. Trafik akışı için
işaret koy. Çevrendekilerin sigara içmesini engelle. Arabada alevler ya
da duman varsa yolcuları çabucak ana dikkatli bir şekilde arabadan
çıkart.
Ambulans çağır. Birini telefon etmeye gönder. Telefona giden kişiye
kazanın yeri ve yaralılar hakkında tam bir bilgi ver.
Öncelikleri belirle. Birden fazla yaralı varsa önce acil olanlarla
ilgilen.
Yangın tehlikesi olmadıkça YARALIYI HAREKET ETTİRME. Yaralıyı hareket
ettirmek küçük bir yarayı ciddi bir duruma dönüştürebilir.
YARDIMIN GETİRİLMESİ
Acil yardım isteyebileceğin kuruluşların numaraların öğren. Bu
numaraları evde telefonun yanında hemen ulaşabileceğin bir yere yaz.
Aynı numaraları bir karta yazarak acil durumlarda kullanabilmek üzere
bir kaç jeton ya da telefon kartı ile birlikte yanında taşı.
Yardım istemek üzere telefon ettiğinde bir kazayı bildirmek istediğini
söyle. Açık ve net konuş. Kazayı bildirirken su üç sorunun cevabını ver;
—KİM? Adını söyle.
—NE? Problemi anlat. Örneğin; "Bir araba kazasının bildiriyorum. 3
yaralı var. Birisinin bilinci yerinde değil".
—NEREDE? Kazanın yerini bildir, adresi ver.
BİR KAZA DURUMUNDA AKILDA BULUNDURULACAK TEMEL İLKELER
Bir kaza ile yüz yüze gelme durumunda üç temel ilkeyi hiç unutma;
Teşhis: Önce kazazede ya da kazazedeleri saptayarak yaralarını belirle.
Tedavi: Bildiğin ilk yardım tekniklerini uygula. Gerçek tedaviyi bir
uzmanın vermesi gerektiğini unutma.
Taşıma: Yaralı ya da yaralıları tıbbi personele ulaştır.
Bir kaza durumunda ilk yardım uygulamaya hazır olabilmek için yapacağın
en doğru şey bir ilk yardım kursuna devam etmek ve ilk yardımın nasıl
verileceğini öğrenmektir. Aşağıdaki satırlarda bazı genel bilgiler
bulacak ama ilk yardımın nasıl uygulanacağını öğrenmek için bir kursa
katılmayı unutma!
KIRIKLAR
Bir kaza durumunda ilk yardım uygulamaya hazır olabilmek için
yapacağın en doğru şey bir ilk yardım kursuna devam etmek ve ilk
yardımın nasıl verileceğini öğrenmektir. Aşağıdaki satırlarda bazı genel
bilgiler bulacak ama ilk yardımın nasıl uygulanacağını öğrenmek için bir
kursa katılmayı unutma!
Herhangi bir kuvvet zoru ile kemik bütünlüğünün bozulmasına kırık denir.
Çeşitleri;
a. Açık kırık
b. Kapalı kırık
c. Müşterek Kırık (Önemli organların mide, bağırsak, ciğer, beyin gibi
önemli organların tahribatıyla birlikte görülen kırıklardı.r)
KIRIKLARDA GENEL DUYGU VE BULGULAR
Kırık yerinde ve yakınında ağrı
Dokunmaya karşı hassasiyet
Şekil bozukluğu
Şişlik, morluk
Hareketsizlik ve kuvvetsizlik
Kırık kemiklerin birbirine sürtünme sesi
KIRIKLARDA GENEL TEDAVİ KURALLARI
Eğer deride varsa yara üzerine steril bir pansuman ya da mendil
koyup sarınız.
Yara içinde görülen kemik parçalarını çıkarmaya çalışmayınız. Kanama
yapabilir, damar ve sinirleri yaralayabilirsiniz. Kısmın üzerine steril
pansuman koyunuz.
Sonra bir bezi simit şeklinde katlayıp delik olan kısmı ortaya gelecek
şekilde yerleştiriniz.
En üst kısmına kalın pamuk ya da sünger tabakası koyunuz.
Sarınız.
Kırık olup olmadığını önce elbisesi üzerinden hafifçe elle muayene
ederek saptamaya çalısınız.
Elle hoyratça muayene etmeyiniz.
Kırık yerini oynatmayınız.
Ağrı şoka yol açabilir.
Kırık kemik uçları damar ve sinirleri yaralayabilir.
Kırık uçlarını hareketsiz yapmak için kırık yerini tespit ediniz.
Kol ya da bacağın her iki yanına kalan karton ya da tahta koyup sargı
bezi, eşarp, kravat ya da gömlek parçaları ile sarınız.
Tespit için kullanılan karton, tahta gibi gereçler kırık yerinin bir üst
ve bir de alt tarafındaki eklemlerin ötesine kadar gelecek uzunlukta
olmalıdır. Bu araçlara atel adı verilir.
Atellerin tene gelen kısımları pamuk ve bezlerle beslenmelidir.
Şok varsa önleyiniz.
Kanama varsa bilinen önlemlerle kanamasını durdurunuz.
Kırık yerin üzerine havluya sarılı buz torbası koyunuz.
Yaralı kısmı kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.
Kırılan uzuv tespit edilmelidir.
Hangi durumda bulduysanız o durumda tespit ediniz.
Kırığı yerine koymaya çalışmayınız.
Gereksiz dokümanlardan kaçınınız.
Ambulansla ortopedi ve travmatoloji kliniğine gidiniz.
OMURGA KIRIKLARINDA İLK YARDIM
Çoğu kez yüksek bir yerden düşme ya da trafik kazaları sonucu
omurgada kırık ve bazen içinden geçen omurilikte değişik derecelerde
yaralanmalar olabilir.
Yaralıyı muayene etmeden, belinde ya da boynunda ağrısı, başka bir
şikâyeti olup olmadığını sormadan döndürmeyiniz.
Ayağa kaldırmayınız.
Kesin tam bilinmedikçe belinde ağrısı olan böyle bir yaralıda kırığın da
olabileceğini unutmayınız. Kırık olmadığı kesin olarak saptanıncaya
kırık var gibi hareket ettiriniz.
Eğer omurgasında bir kırıktan şüpheleniyorsanız, yaralıyı yerinden
kaldırmadan altına genişçe bir tahta ya da kapı yerleştiriniz.
Baş ve boynunun her iki yanına ayakkabılarını ve katlayarak elbiselerini
koyarak boynunun oynamasını önleyiniz.
Eğer elinizde kum torbası varsa onu da koyabilirsiniz.
Naylon torba içine kum veya toprak doldurarak kum torbası
yapabilirsiniz.
Yaralıyı omuzlar, havsala, uyluk diz altı ve ayak bileğinin üzerinden
geçecek şekilde geniş bezlerle tahtaya bağlayınız. Böyle taşıyınız.
Röntgen çekilip kesinlikle kırık olmadığı saptanmadıkça ayağı
kaldırmayınız.
Aksi durumda kendiliğinden iyi olabilecek bir omurga kırığı, yaralı
kişinin kaba muayenesi ayağa kaldırılması ya da uygun olmayan taşıma
koşulları nedeniyle omurilik zedelenmesi olabilir. Bunun sonucu
bacaklarda felç, halsizlik, idrar ve büyük abdestini tutamaması gibi çok
önemli sonuçlarla bitebilir.
Yara varsa steril pansuman koyunuz.
Şok durumuna göre önlem alınız.
Ağrısını dindiriniz.
PARMAK KIRIKLARINDA İLK YARDIM
Kırık olan parmak altına parmak genişliğinde bir tahta ya da eğer
elinizde varsa hazır dar bir alüminyum şerit (atel) koyarak sarınız.
Gerekirse kırık parmağı yandaki sağlam parmağa plasterle ya da sargı
bezi ile sararak tespit ediniz.
Kırık tarafı kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.
Kırık yer üzerine buz koyunuz.
Ağrısı varsa ağrı dindirici ilaç veriniz.
Parmaktaki yüzük kesilerek çıkarılmalıdır (Yüzük nedeniyle şişlik olur.
Yüzük parmağı sıkarak kangrene çevirebilir).
Hastaneye gönderiniz.
ÖN KOL KIRIKLARINDA İLK YARDIM
Kazanın olduğu yerde yaralının ceketi çıkarılmadan kırık olan
tarafında eli karşı omuza gelecek şekilde kol göğüs üzerine konur ve
göğse sarılır.
Önkolda üçgen sargı ya da tülbentle boyuna asılır.
Eğer elinizde tespit için hazır gereçler (atel) ya da tahta, kalın
karton varsa kol ya da önkolun her iki yüzüne bunları uygulayınız.
Gömleğinizden yırttığınız bezlerle kravat, eşarp ya da sargı bezi ile
kırık yerinin yukarısında ve aşağısından bağlayınız.
Kolu göğüs üzerine koyup başka bir eşarp ya da üçgen sargı ile sarınız.
Önkolu da üçgen sargı, tülbent ya da eşarp ile boyuna asınız.
Önkol ve kolunuzun kalp seviyesinin üzerinde durmasını sağlayınız.
Böylelikle daha az şişlik olur.
Kırık yer üzerine buz koyunuz.
Bilezik varsa çıkarılmalıdır.
KÜREK VE KÖPRÜCÜK KEMİĞİ KIRIKLARINDA İLK YARDIM
Kırık tarafın koltuk altına ufak bir pamuk topağı ya da katı bir bez
koyup kolu eşarp ya da tülbentle boyuna asınız.
Kırık yer üzerine buz koyunuz.
Yaralıyı oturur durumda ve ambulansla hastaneye götürünüz.
Eğer üçgen sargı ya da eşarp yoksa yaralı elinizi ceketinizin iki
düğmesi arasında içeri sokup aynı taraf ceket eteğinin yukarı kaldırıp
iğneleyiniz.
Şekilde görüldüğü gibi bir omuz üzerinden gelen sargıyı (katlanmış bir
tülbent) karşı taraf koltuk altından geçirip arkada bağlayınız.
Diğer sargı ile aynı işlemi karşı tarafa yapıp arkandan birbiri ile ve
ilk sargının uçları ile düğüm ediniz.
Bunları yaparken omuzları arkaya doğru çekiniz.
BACAK KIRIKLARINDA İLK YARDIM
Bacakta kırık varsa kaza yerinde yaralının pantolonunu çıkarmaya
çalışmayınız.
Eğer yara varsa pantolonu dikiş yerinden sökünüz ya da kesiniz.
Yara üzerine temiz mendil ya da pansuman koyup üzerinden sarınız.
Böylece açık bir kırıkta yaradan mikropların girmesini önlemiş ve
kanamanın durmasını sağlamış olursunuz.
Eğer elinizde uzun tahta ya da kalın karton varsa uzun olanın dışta ayak
bileğinden bele kadar, kısa olanını da içi tarafta ayak bileğinden
kasığa gelecek şekilde bacağın her iki yanına yerleştiriniz.
Ayak bileğinin üzerinden diz altından ve üstünden gömlek parçası, eşarp,
kravat ya da sargı bezi ile bağlayınız.
Eğer elinizde tespit için hiç bir gereç yoksa kırık olan bacağı sağlam
bacağa sararak tespit ediniz.
Karık yara üzerine buz koyunuz.
Sırtüstü yatar durumda ve sedye ile hastaneye gönderiniz.
AYAK VE AYAK BİLEĞİ KIRIKLARINDA İLK YARDIM
Kişinin yaralanmış ayağındaki yaraların üzerine temiz bir mendil ya
da pansuman koyup sarınız.
Yumuşak bir kare şeklindeki bir yastığın ortasına ayağı yerleştiriniz.
Yastığın kenarları önde birbirine yaklaştırınız. Çengelli iğne ile
tutturunuz. Gerekiyorsa üzerinden sargı bezi ile sarınız.
Yastık içine koymadan önce buz uygulayınız.
Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.
ÇIKIKLARDA İLK YARDIM
Çıtırtının dışındaki bütün travma ve kırık belirtileri görülebilir.
Çıkan kısım yerine koymaya çalışılmaz.
Atellenerek, kalp seviyesinin üzerine kaldırılır.
Kaslar sertleşmeden hemen acil nakil edilir. Aksi takdirde kazazede daha
fazla acı çeker ve çıkığın yerine takılması daha zor olur.
BURKULMALARDA İLK YARDIM
Bir eklemin etrafındaki bağların, eklem kapsülü ve diğer yumuşak
doku yapılarının, eklemin normal hareket genişliğinin ötesinde
zorlanmasına burkulma denir. Eklemde şişlik, ağrı, morluk olur. Bu
yapılar normalden fazla gerilebilir. Hatta yırtılabilir. Hareketler
ağırdır.
KRAMP
Kasların üst üste binmesi olayıdır. Başlıca sebepleri arasında; su
kaybı, tuz kaybı, aşırı sıcak, fazla zorlama, açlık ve soğuk suda yüzmek
gelir. Tedavisi için krampı oluşturan sebep giderilmeye çalışılır
(örneğin; su ve tuz kaybı için ayran içilir).
ZEHİRLENMELER
Zehirli maddelerin vücuda girmesi sonucu ortaya çıkan duruma
zehirlenme denir.
ZEHİRLENME ŞEKİLLERİ
Ağız yolu ile:
Gıda zehirlenmeleri
İlaçlarla olan zehirlenmeler
Kimyasal madde ile zehirlenmeler
Alkol zehirlenmeleri
Solunum yolu ile:
Karbon monoksit zehirlenmeleri
Diğer zehirli gazlarla olan zehirlenmeler
Deri yolu ile:
Zehirli gazlar
Böcek öldürücü ilaçlarla olan zehirlenmeler
Diğer kimyasal maddelerle olan zehirlenmeler
ZEHİRLENME BELİRTİLERİ
Ağızda yanma, özel tat, yutkunma zorluğu, bulantı, kusma, karın
ağrısı, karın krampı, ishal, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi ve
terleme.
Şuurda değişik derecelerde bozukluk.
Solunum ve dolaşımda değişik derecelerde bozukluk, hatta durma.
Önemli durumlarda idrar miktarı azlığı, hatta hiç idrar çıkmayabilir.
Görmede bozukluk, nabızda zayıflama, gözbebeklerinde küçülme, kan
basıncında düşme ve havaleler olabilir.
Hayvan ısırma ve sokmaları dışında meydana gelen zehirlenmelerde ana
kurallar:
Zehri vücut dışına atmak.
Vücut içindeki zehri zararsız hale getirmek.
Sulandırmak.
Zehirlenen kişinin etrafında ilaç kutusu, tablet veya kusmuğu gibi
cisimlerin saptanması, kesin tedavide önemli olacağından saklanmalıdır.
Şuuru kaybolmuş ise;
Yan yatırılır.
Baş ve boyun arkaya çevrilir, soluk yolu açılır.
Alt çene ve dil öne çekilir.
Gerekirse ağızdan ağza yapay solunum yapınız.
Kalp durmuşsa kalp masajı uygulayınız.
Hastaneye gönderiniz.
Şuuru yerinde ise;
Su veya süt içirerek zehri sulandırınız, maden suyu gaz yaptığı için
vermeyiniz.
Kusturarak mide içindekileri boşaltınız.
Hasta şuursuz veya zehir eğer asit gibi yakıcı özellikte ise yutulan
zehirde gaz ya da petrolden elde edilen maddeler var ise kusturmayınız.
Aldığınız önlemlerle kusamıyorsa bekleyerek zaman kaybetmeyiniz.
Deriye zehirle maddeleri bulaşmışsa elbiseyi hemen çıkarınız.
Hastaneye gönderiniz.
BÖCEK SOKMALARI VE ISIRMALAR
Kazazede öncelikle sakinleştirilir. Yara kalp seviyesinin üstünde
tutulur. Yaraya buz tatbik edilir. Buz yoksa suyla iyice yıkanır. Varsa
amonyakta kullanılabilir, psikolojik olarak kazazedeyi rahatlatır.
Amonyak aslında asidik zehirlenmelerde kullanılır.
Arı sokması:
Arının iğnesinin steril bir iğne ile çıkarılması gerekir. İğne
çıkarıldıktan sonra buz tatbik edilebilir.
Akrep sokması:
Zehrin gücü akrebin kuyruğundaki boğum sayısı ile doğru orantılıdır.
Zehir sinir sistemini ve kalbi etkiler. Tükürük salgısı artar. Kaslar
kasılır. İdrar kaçırma ve felç görülebilir. Sokulan bölgede ağrı, yanma
ve uyuşukluk olur. Bu durumda yara kesinlikle emilmez. Ufak bir turnike
ve amonyak uygulanır. Kişiye alkol verilmemeli ve yara dağlanmamalıdır.
Örümcek sokması:
Zehirli örümcekler kum saati şeklinde küçük ve siyah olurlar. Ayrıca
kafalarında kırmızı benek olur. Isırdıklarında sinir sistemini
etkilerler. Karın kısmında ağrı görülür. Yara oynatılmamalıdır. Yaranın
üzeri bez veya eşarpla sıkılmalı ve buz uygulanmalıdır.
Köpek ısırması:
Kuduz köpeklerin ağızları salyalıdır ve göz bebeklerinde simetri yoktur.
Sudan korkarlar ve kuyrukları bacaklarının arasında gezerler. Isırma
durumunda yara bol su ile yıkanmalı ve kapatılarak pansuman için hemen
hastaneye gidilmelidir. Tetanos ve kuduz aşısı olunmalıdır. Köpeğin
yakalanması ve 10 gün karantinada kalması gerekir.
Yılan ısırması:
Yarada diş izi bırakır. Zehirli yılanlar kısa, kuyrukları yuvarlak ve
kafaları üçgen şeklinde olanlardır. Üzerlerindeki pullar daha küçük ve
daha fazladır. Çok parlak ve canlı renklerde olurlar. Isırma durumunda
kan pıhtılaşmakta zorlanır, aşırı kan kaybı olur. Yanma hissi ve ağrı
vardır. Şişlik ve morluk görülebilir. Sinir sistemini ve kalbi etkiler.
Kusma, uyuklama ve bulantı görülebilir. Yara öncelikle iki diş izi arası
çizilerek kanatılır, emilmez. Isırılan bölgenin üstü bir bezle sıkılır.
Kene yapışması:
Üzerine yağ damlatılarak, bir cımbızla saat yönünün tersine çevrilir.
Sülük yapışması:
Sülükler kirli kanı emdiklerinden yararlıdırlar. Sigara veya herhangi
bir ısı kaynağı ile uzaklaştırılırlar.
KANAMALAR
Vücuttaki kan miktarı vücut ağırlığının % 6–8' i kadardır. Kan
sıvısına plazma denir. Kan çeşitli tuzlar, şeker ve alüminyumdan oluşur.
Yetişkin bir insanda 5–7 litre kan vardır. Bu kanın % 30'unun
kaybedilmesi hayatsal fonksiyonların zayıflamasına ve ölüme sebep olur.
Nabız: Atardamarlarda veya toplardamarlarda kalbin bir vurusuyla oluşan
dalgalanmadır. Yetişkin insanda nabız dakikada 60–80 arası atarken, bu
sayı bebeklerde 80-100'dür.
Solunum yetişkinlerde dakikada 16–18 iken, bebeklerde ve çocuklarda
20–30 arasıdır.
Kanama: Herhangi bir sebepten dolayı kanın damar dışına akmasıdır.
GENEL KANAMA BELİRTİLERİ
Yüz ve dudaklar soluk olur.
Susama hissi vardır.
Solunum hızlı olur.
Deri soğuk ve nemli olur.
Huzursuzluk olur.
Nabız hızlı ve zayıf olur.
Dış kanamalar
Kanın vücut dışına çıkmasıdır. Üç şekilde olur:
1. Atardamar kanamaları: Kanın rengi parlak ve açık kırmızıdır. Kan
damarın kalbe yakın ucundan kalp atışı ile eş zamanda fışkırır. Oksijen
içerir.
Nedeni: Damarın delinmesi, yırtılması ya da çok derinden kesilmesi
2. Toplardamar kanamaları: Hücrede oksijeni bıraktığı için kanın rengi
koyu kırmızıdır. Kirli kandır ve süzülerek hızlı bir şekilde akar.
Kanama ciddi olabilir.
Nedeni: Derin kesik, yırtılma
3. Kılcal damar kanamaları: Küçük kanamalardır. Kanın rengi kırmızıdır.
Sızıntı şeklinde yavaş olur ve müdahale edilmese de durur.
Nedeni: Yırtılma, kaşıma (derinin yüzeysel olarak yaralanması sonucu)
Kanamayı durdurma yolları
1. Parmakla basınç: Kanama az ise kanayan yerin üzerine birkaç gazlı
bez, yoksa temiz bir mendil parçası koyularak bastırılır.
2. Basınçlı pansuman: Yara üzerine gazlı bez ya da temiz bir mendil
parçası konularak sıkıca sarılır. Sargıyı çıkarmakta acele
edilmemelidir, kabuk pansuman ile çıkıp, kanama yeniden başlayabilir.
3. Kalp seviyesinin üstünde tutma: Kanayan yer kalp seviyesinin üstünde
tutulur.
4. Damar köklerine basınç: Vücutta bulunan basınç noktalarına baskı
uygulanır. Bu durum ağır kanamalarda uygulanmalıdır.
Basınç Noktaları
a. Şakak Bölgesi: Kulağın üst ön noktası (yüz arteri) bastırılır.
b. Ağız ve Burun Çevresi: Çene kemiğinin kenarında ağız ve burun
çevresine kan vermekte olan arter üzerine bastırılır.
c. Baş: Elin dört parmağı ile soluk yolunun sağ tarafındaki nabız
noktasına bastırılır.
d. Kol ve Omuz Çevresi: Köprücük kemiğinin boyunla oluşturduğu çukura
bastırılır.
e. Kol ve El: Koldaki pazı kemiğinin iç kısmından geçen atardamar
bulunarak bastırılır.
f. Bacak Bölgesi: Avuç içinin bilek yakınındaki kısmıyla kasık bölgesi
atardamarına bastırılır.
En kolay ve yaygın yöntem kol ve el için ve bacak bölgesi için
kullanılanlarıdır.
Turnike
Uygulanan tüm yöntemler kanı durdurmayı başaramadıysa, turnike
uygulanır. Çok dikkatli uygulanması gerekir. Uygulanmadığı taktirde o
üyenin kaybına yol açabilir. Turnike, kol ve bacaktaki doku kaybı ile
açığa çıkan şiddetli kanamalarda kullanılır. Daima tek kemik üzerine
uygulanır(uyluk ve pazı kemikleri). Kolda turnike için en uygun bölge
omuza yakın olan kısımdır. Bacakta ise dizin 10–15 cm. yukarısına
uygulanmalıdır.
Uygulanışı:
Turnike için kumaş veya elastiki bandaj kullanılır. Kaza yerinde bulunan
kravat, eşarp, fular, atkı da kullanılabilir. Tel ve zincir türü şeyler
kullanılmaz. Malzeme en az 1, 5–2 cm. kalınlığında olmalıdır. Daha dar
olursa doku zedelenmesine yol açabilir. Öncelikle damarın geçtiği yer
tespit edilerek, hazırlanan bandaj sıkıca 2–3 kez sarılır ve bir düğüm
atılır. 20 cm. lik turnike çubuğunun bir ucu düğüm üzerine konulur.
Tekrar düğüm atılarak çubuk bağlanır. Çubuk diğer ucundan döndürülür.
Kan durmaya başlayınca başka bir sargı ile sabitlenir. Turnike dokunun
kan ile beslenebilmesi için her 20 dakikada bir 5–10 saniye gevşetilir.
Gevşetilmezse kangrene yol açabilir. Turnike en fazla 1, 5–2 saat
uygulanır, daha fazla uygulanırsa kandaki oksijen miktarının azalmasına
yol açabilir. Ayrıca turnike uygulandıktan sonra uygulama ve gevşetme
zamanları bir karta yazılmalı ve görülecek bir biçimde yaralının
vücuduna asılmalıdır.
Bölgelere göre kanamalar
Kulak yolu kanaması: Beyin travması, cisim kaçması, darbe ve kulak
zarı yırtılmasından kaynaklanır. Kulak çevresindeki kan temizlenir.
Kulağa emici bir pansuman koyularak kazazede kan gelen kulağı altta
kalacak şekilde yatırılır. Kulak kanalına basınç yapacağından tampon
koyulmaz.
Avuç içi kanaması: Çok şiddetli olabilir. Sert bir cismi hijyenik bir
sargı ile sararak, kanayan yer kapatılır. Daha sonra parmaklar
sıkıştırılarak, cismin basınç yapması sağlanır. El sarılarak kapalı bir
şekilde kalması sağlanır. El kalp seviyesinin üstünde tutulur. Üçgen
sargı ile boyuna askıya alınabilir.
Burun kanaması: Kanama burun mukozasındaki toplardamar yırtılması,
kılcal damar çatlaması veya beyin travması sonucu olabilir. Kazazede
rahatlatılarak öne doğru eğilmiş rahat bir pozisyonda oturtulur ve
ağzından nefes alması söylenir. İşaret ve başparmak ile burun kemiğinin
uç noktasına 5–10 dakika bastırılır. Boyun bölgesine ve burun sırtına
soğuk kompres uygulanabilir.
İç kanamalar
Dolaşımdan kaçan kanın oksijen yetersizliği oluşturması ve hayatı
organlar üzerinde birikerek basınç yapmasıdır. Belirtileri genel kanama
belirtileri ile aynıdır. İkiye ayrılır.
Gözle görülenler:
Akciğer kanamaları: Öksürme ile ağızdan köpüklü ve temiz kan gelir.
Mide kanaması: Kusma ile ağızdan kahverengi kan gelir.
Böbrek ve idrar yolu kanaması: İdrarla birlikte dumanlı kan gelir.
Gözle görülemeyenler:
Beyin kanaması: Baş travması, yüksek tansiyon, beyin sarsıntısı ve
bunalımdan kaynaklanır. Belirtileri; yarım felç, göz refleksi yitimi,
bilinç kaybı, baş ağrısı.
Pankreas ve dalak kanaması
Çürük
Kılcal damarlarda oluşan iç kanamadır. Aşırı ağrı varsa kırık olabilir.
Alkollü pansuman yapılır.
Kan Toplaması
Kan doku ve organ arasında kist oluşturur. Ilık ve tuzlu su ile pansuman
yapılmalıdır.
ŞOK
Çevresel kan akımının yetersiz olmasıdır. Şoku oluşturan belli başlı
sebepler:
· Kan hacminin azalması (yanık)
· Kalp kökenli şoklar (kalp krizi)
· Damar genişlemesi (karaciğer yetersizliği, beyin yaralanmaları, ilaç
ve toksik maddeler)
GENEL ŞOK BELİRTİLERİ
Halsizlik, huzursuzluk ve endişe, nabzın çok zayıf, hızlı ve
düzensiz atması, vücut ısısının düşmesi, solunumun yüzeysel ve hızlı
olması, göz bebeklerinin donuk ve geniş olması, kan basıncının düşmesi,
derinin solgun, nemli, soğuk ve terli olması, soluk yüz, mor dudaklar,
nefes alamama korkusu ve hava açlığı.
Şokta ilkyardım:
Bacaklar yükseltilir. Vücut ısısının düşmesi engellenir, kazazedenin
üzerine bir şeyler örtülür. Bir şeyler içirilmez.
TRAVMALAR
AÇIK-KAPALI YARALAR
Kazazede kıpırdatılmaz, nefes alıp almadığı ve nabzı kontrol edilir.
Eğer solunum yolunu tıkayan bir şeyler varsa, kusmuk gibi, temizlenir.
Derinin rengi kontrol edilir, normal deri hafif pembe ve nemlidir. Göz
bebekleri kontrol edilir; normalde göz bebekleri eşit büyüklüktedir ve
ışığa tepki verir. Bilinç kontrol edilir. Kırık-çıkık olup olmadığı
kontrol edilir. Muayene baştan başlamalı ve aşağıya doğru devam
etmelidir.
KAPALI YARALANMALAR
Doku bütünlüğü bozulmamış ama derinin direnci kırılmıştır. Yer
ağrılı ve acıya karşı duyarlıdır. Kızarıklık ve şişlik vardır.
Kazazede rahat bir pozisyon aldıktan sonra soğuk kompres ya da buzla
soğuk uygulaması yapılır, bir bez soğuk su ile ıslatılıp fazla suyu
hafifçe sıkılır ve yara üzerine tatbik edilir ya da buz torbası koyulur.
AÇIK YARALANMALAR
Travma sonucu deri bütünlüğü bozulmuş ve deri altı dokuları zarar
görmüştür.
1-Batıcı, kesici yaralanmalar: Süngü, şiş, bıçak, jilet vb. nesnelerin
sebep olduğu yaralanmalardır. Saplanan cisim vücuttan çıkarılmaz.
Etrafına pansuman yapılıp, öylece sarılır.
2-Künt (ezici) yaralanmalar: Trafik kazası, yüksekten düşme kavga vb.
durumlarda görülür. Görünürde bir yara olmayabilir, ama bilinmeyen bir
kırık ya da iç kanama olabilir.
3-Ateşli silahla yaralanmalar: Tabanca, tüfek vb. enfeksiyon riski ve
kanama vardır. Bu sebepten oldukça tehlikelidir.
GENEL TRAVMA TEDAVİSİ
Kendinizi tehlikeye atmayın.
Tehlikeyi uzaklaştırın, yaralıyı emniyete alın.
Kazanın oluş şeklini anlamaya çalışın (Kazanın oluş şekli ağır hasara
yol açması beklenen tipte mi?).
Yaralının nefes alıp almadığını kontrol edin.
Nabız atımı olup olmadığını kontrol edin (yoksa CPR ve suni solunum).
Dışta büyük kanama olup olmadığını kontrol edin.
Şoku engelleyin (şok pozisyonu).
Yarayı temizleyin.
Görünen kırıkları atelleyip (sabitleyip) nakledin.
BÖLGESEL TRAVMA TEDAVİSİ
Kafa travması: Kazazedenin bilinci yerinde olmayabilir. Bulantı,
kusma, başarısı veya baş dönmesi olabilir. Göz bebeklerinde ve solunumda
anormallikler gözlenebilir. Kulaktan veya burundan kan yâda sıvı
gelebilir. Kazazede başı hafifçe yukarı gelecek şekilde yatırılmalıdır.
Kanayan burun ya da kulak hiçbir şekilde tıkanmamalı, o yöne doğru
yatırılmalıdır. Kusarsa, başı yana çevrilmeli ve hemen ağzı
temizlenmelidir. Yarı oturur durumda, sedyeyle acilen nakledilmelidir.
Boyun-omurga travması: Boyun, sırt ve belde ağrı söz konusudur. Düz
zemine yatırılmalıdır. Boyun sabitlenmeli ve kazazede kesinlikle hareket
ettirilmemelidir.
Karın travması: Yara vücut eksenine paralel ise kazazede düz
yatırılarak, yaranın mümkün olduğunca kapanması sağlanır. Eğer yaralanma
enine ise; ayakları karına doğru çekip, sırtı ve başı yastıkla
desteklenir. Çıkan organları içeri sokulmaya çalışılmaz, toplanır ve
ıslak tutulur.
Göğüs travması: En çok kaburga kırıklarına rastlanılır. Eğer bir delik
varsa hemen elimizle kapatılır. Bulabilinirse temiz bir gazlı bezin
üzerine vazelin sürerek, delik kapatılır.
ÇEVRESEL TEHLİKE
SICAĞA BAĞLI RAHATSIZLIKLAR
Başlıca rahatsızlıklar sıcak yorgunluğu, sıcak krampları, sıcak
bitkinliği ve sıcak çarpmasıdır. Sıcaktan ve etkilerinden korunmak için
yeterli miktarda su ve tuz alınmalı, açık renkli kıyafetler tercih
edilmeli, şapka kullanılmalı, fazla alkol alınmamalı ve aşırı
yorgunluktan kaçınılmalıdır.
SOĞUĞA BAĞLI RAHATSIZLIKLAR
1. Donmalar:
Genel donmalar: Belirtileri halsizlik, uyuklama, esneme, bilinçte
bulanma, körlük, sendeleme, solunum ve kalp faaliyetlerinde gittikçe
yavaşlamadır. Felç ve kramp görülür.
Yöresel donmalar:
Yüzeysel donmalar: Batıcı ağrılar ve deride beyazlaşma vardır. Kişi
aktif hareket ettirilmez.
Derin donmalar: Oldukça tehlikelidir. Çevreden gelecek çarpmalara karşı
koruyucu pansuman koyulmalıdır.
2. Hipodermi:
Vücut ısısının 35 C' nin altına düşmesi durumudur.
Deri soğuk, soluk ve kuru, nabız ise normalin altındadır.
Uyku hali gözlenir.
Donmalar ve Hipodermi için tedavi:
Ilık ve kuru bir yere taşınarak mümkünse donmuş vücut kısmındaki
elbiseleri çıkarılır. Şuuru yerinde ise ılık su verilir. Boyuna ve
koltuk altına ılık su torbaları koyulur. Isıtılan yerleri tekrar
soğumaya karşı battaniye vb. şeylerle korunur. En iyi ısınma temasıyla
olur.
Yapılmaması gerekenler: Donan uzuv kesinlikle ovulmaz. Hareket
ettirilmez. Şuuru yerinde değil ise bir şeyler içirilmez. Direk olarak
ısı kaynağına tutulmaz. Sigara ve alkol verilmez.
GÜNEŞ YANIĞI
Güneş ışınları tüm açılardın yansıdığı için aşırı güneş altında
kalınmış gibi güneş yanığı oluşabilir. Dudak, burun delikleri ve göz
kapakları güneş kremleri ile korunmalıdır.
GRUPLANDIRMA
Derinliğine göre:
1. derece yanıklar: Deri yüzeyi kızarmış, hafifçe şişmiş ama zedelenme
yoktur. Deri aşırı yumuşak ve duyarlıdır. Üstüne bastırıldığında ağrı
yapar. Enfeksiyon riski deri sağlam olduğu için azdır. Örnek; güneş
yanığı.
2. derece yanıklar: Birinci dereceye ek olarak içi doku sıvısıyla kaplı
bul adı verilen kabarcıklar oluşur. Bullar patlatılmaz. Ağrı ve şişme
vardır. Eğer iltihap kapmazsa 2–3 hafta içinde iyileşir. Bul dışında
deri sağlamdır.
3. derece yanıklar: Deri ve altındaki dokular tamamıyla yanmıştır,
yanmış et kokusu gelir. Yanık kemiğe kadar ulaşabilir. Deri kösele gibi
ve yağlı bir görünümdedir, kararabilir. Sinir uçları yandığından acı
hissedilmez. Kendi kendine iyileşme şansı yoktur. Yanık merkezinde deri
nakli ile iyileşebilir.
Kapladığı alana göre:
Yanığın kapladığı alan ne kadar büyük ise o kadar su ve tuz kaybı olur.
1. ve 2. dereceden daha önemli olabilir.
Küçük yanıklar: 1. derece yanıklar
Büyük yanıklar: 2. derece yanıklar elde, ayakta ve eklem yerinde
olanlar, bütün 3. derece yanıklar
Elektrik ve radyasyon yanıkları:Kimyasal yanıklar mutlaka hastaneye sevk
edilmelidir.
Yapılmaması gerekenler:
Yanıklara bir şey sürmemek (yanık merhemi dahil) gerekir. Çünkü eğer
deri bütünlüğü bozulmuş ise enfeksiyon riski vardır.
Bullar patlatılmaz.
Yaraya yapışacağından dolayı pamuk vb. maddeler koyulmaz.
Yaraya dokunulmaz.
Batan bir cisim varsa çıkarılmaz.
Yaraya direk buz koyulmaz. Yapışabilir ya da direk ısıyı düşürebileceği
için şok görülebilir.
Kızgın yağ ile yanmış yaraya direk soğuk su dökülmez (önce ılık su
dökülür).
Küçük yanıkların tedavisi
Yara soğuk suya tutularak soğutulur.
Kuru pansuman koyulur ve sarılır. Hava ile teması engellediği için
ağrıyı dindirir.
Kalp seviyesinin üstünde tutulur.
Şişme olabileceğinden takı vb. cisimler çıkarılır.
Şoka karşı önlem alınır.
Büyük yanıkların tedavisi
Kazazede yanık kısmı yere gelmeyecek şekilde yatırılır.
Yanık soğutulur (bira ve süt kullanılabilir).
Takılar ve kıyafetler yanığa yapışmamış ise çıkarılır.
Bilinç yerinde ise ayran gibi tuzlu ve soğuk içecekler verilir.
Yanığın hava ile olan teması kuru, temiz ve hafif bir bezle sarılarak
kesilir. Hava ile olan temas kesilerek enfeksiyon engellenir.
Şoka karşı önlem alınır.
Acilen nakil edilir.
Yanan alan çok geniş ise kazazede ılık suyla dolu bir küvete
yatırılabilir.
Sargı: Yanık yüzeyler birbirine temas etmeyecek (mesela parmaklar
yanmışsa) şekilde çok sıkmadan sarılır.
ÖZEL YANIK TÜRLERİ
Ağız ve gırtlak yanığı:
Ağrı vardır. Ağız derisinde tahribat, nefes almada zorluklar ve bilinç
yitimi görülür.
Tedavisi:
Kazazede sakinleştirilir.
Kazazedenin sıkan giysileri genişletilir.
Bilinç yerinde ise yudum yudum su verilir.
Eğer ağızda kimyasal madde varsa bir şey verilmez.
Şoka karşı önlem alınır.
Kimyasal yanıklar:
Yanan yer akan suyun altında tutularak soğutulur.
Giysiler çıkartılır.
Göz yandı ise ovalanmaz, akan suyun altına tutulur.
Asit yanığı ise karbonat, bazik ise sirke sürülür.
Elektrik yanığı:
Deride kararma veya kızarma gözlenebilir.
Şişme ihtimali vardır.
Bilinç kaybı çok sık görülür.
Solunum ve kalp durabilir.
Tedavisi
Elektrik kesilir.
Yanığa su sıkılmaz.
Nefes ve kalp kontrol edilir.
Şoka karşı tedbir alınır.
Kasılmadan veya kendini yere atmadan dolayı kırık olabilir.
ELBİSE TUTUŞMASI
Yere yatırılarak, başından ayaklarına doğru battaniye örtülür.
Söndürmeye kazazedenin başından başlanır.
YANGINI SÖNDÜRMEK
İtfaiye aranır (110).
Yanan küçük eşyaları dışarı atarak, pencere ve kapılar kapatılır.
Su alevlere değil, yanan cismin üzerine birden dökülür. Elektrik
yangınlarında su kullanılmaz (battaniye veya kum).
Duvar ve perde gibi cisimler yukarıdan aşağıya doğru söndürülür. Yere
yatırılarak, başından ayaklarına doğru battaniye örtülür. Söndürmeye
kazazedenin başından başlanır.
YANGINDAN KURTULMA
Kapı kollarına dokunulmaz. Arkasında yangın olan kapı yere çöküp
geriye tekme atılarak açılmaya çalışılır. Islak bir mendil ile ağız
kapatılır. Pencere önüne gidilerek haber verilir. Yangında ne olursa
olsun asansöre binilmez.
PANSUMAN VE SARGI
Pansuman, yara tedavisi amacıyla yaranın üzerine konan steril
bezdir.
PANSUMANIN ÖZELLİKLERİ
Steril olmalıdır.
Gözenekli olmalıdır. Bu yolla hava alması sağlanır.
Yaraya yapışmamalıdır. Yapışırsa batikon, serum fizyolojik
kullanılmalıdır.
Kullanılacak malzemeler hazır, yanınızda olmalıdır.
Kazazede hazırlanmalı, telkin edilmeli ve yara gösterilmemelidir.
Eller yıkanmalı (kurulanmamalı) ve hiçbir yere dokunulmamalıdır.
Yaranın üzerine üflenmemeli, öksürülmemelidir.
Yara karıştırılmamalıdır.
Sarmadan önce yara betadin, baticon, sabunlu su veya su kullanılarak
iyice temizlenmelidir.
Yaranın çevresi kuru ve havadar olmalıdır.
Torbanın içine buz koyularak tatbik edilir. Bu yolla mikrop üremez,
şişme ve kanama azalır.
Bir şey batmışsa çıkarılmaz. Simitçik sargı yapılır.
Yaranın üzerine pansuman koymadan sarılmaz.
Sargı ne çok gevşek ne de sıkı olmalıdır. Ayrıca sargı yarada
başlamamalı ve yarada bitmemelidir.
Sargının amacı:
Pansumanı sabitlemek
Turnike yapmak
Atelleri sabitlemek
Şişliği ve ağrıyı azaltmak
YABANCI CİSİMLERİN SOLUNUM YOLUNA KAÇMASINDA İLK YARDIM
Yabancı madde soluk borusunu tıkayınca soluk alma zorlaşır veya tamamen
durur. Köprücük kemiklerinin üzerindeki çukur her soluk alma için
yapılan zorlamada içeri çöker, dudak morarır, yabancı cisim çıkarılmalı,
suni solunum yapılmalıdır. Yabancı maddenin çıkarılması için Heimlich
hareketi uygulanır ya da göğse bastırılır.
ÇEŞİTLİ NEDENLERDEN KAYNAKLANABİLECEK BOĞULMALARIN GENEL BELİRTİLERİ
Birlikte geçen süreye boğulma tipine ve derecesine göre değişir.
Başlangıçta halsizlik, baş dönmesi, soluk almada zorluk, kalp
atışlarında hızlanma, dudaklar, tırnaklarda ve deride şişme ve morarma
olur. Göz bebeklerinde genişleme, boyun damarlarında şişme ve hafif şuur
kaybı vardır.
Müdahale:
Boğulmaya yol açan neden ortadan kaldırılmalıdır.
Boyun arkaya doğru yatırılır. Gene açılır dil öne doğru çekilir.
Solunum yolları için yapılacak ilk yardım diğerlerine göre aciliyet
içerir, üç dakika içinde yapılmalıdır.
Solunum Kontrolü:
Dinle
Gör
Hisset
Suni Solunum:
Kazazedeyi hemen sırtüstü yatır.
Yakasını, kemerini, elbisesinin önünü aç.
Omuz yanına diz çök.
Kafasını kaldır.
Kazazede soluk borusunun açılması ile nefes almaya başlayabilir, bunun
için, boynu o şekilde tutman gerekir. Bu nedenle, bir ceket veya
battaniyeyi katlayıp yastık olarak başın altına koy.
Burnunu kapa.
Üst çeneyi yukarı çek. Çünkü şuursuz kişinin çene kemiği ağırlığı ile
dil, solunumu keser.
Boyun kırığı şüphesi varsa boynu oynatma, yalnızca çeneyi çek.
Yabancı madde var ise ağzı boşalt.
Ağızda kum, ot vb. varsa temiz bir mendil ile çıkart.
Derin soluk alarak hastanın ağzını geniş bir şekilde aç.
4 kez üst üste akciğerin genişlemesi için nefes ver, daha sonra göğsü
kontrol et.
Dakikada 12 kez düzenli ve kuvvetli üfle, bu arada hastanın soluk
vermesini sağlamayı unutma.
Göğsün inip kalkmasını kontrol et.
Göğüs şişmiyorsa yabancı madde solunum borusundadır, çıkart.
İşleme ara vermeden devam ederken doktora telefon ettir.
Kazazedenin nefes borusu tıkanmış ise kendine doğru yan olarak yatır,
sırtına sert bir şekilde bastır. Daha sonra hastayı tekrar sırtüstü
yatırarak avucunun içini kaburga kafesi ve göbeği arasındaki alana koy
çabuk çabuk 4 defa bastır. Hastanın başını yana çevir, ağzındaki yabancı
maddeleri parmağınla temizle.
SUDA BOĞULMA
Akciğerin sıvı ile dolmasıdır. Refleks olarak larenks (gırtlak)
kasında spazm olur. Kalp düzeninin kaybeder. Kana geçen su ile kırmızı
kan hücreleri parçalanır ve ölüm olur. Kişi soluk, soğuk, gevşek ve
morumsu renk alır. Nabız zayıf veya hiç yoktur.
Müdahale:
Kazazede karaya çıkartılır.
Üstündekiler çıkartılarak rahatlatılır.
Ağzın içi temizlenir.
Suni solunum yapılır.
Ciğerlerindeki su boşaltılır (Heimlich veya manevver metodu ile).
Kuvvetli suni solunum yapılır, verilen hava içerideki havanın köpürerek
çıkmasını sağlar. Soluk verdiği zaman başı yana çevrilir.
Suni solunuma devam edilir.
Kazazedenin üzerindeki ıslak elbiseleri çıkarılır ve bir battaniyeye
sarılarak vücut ısısı artırılır.
Sırt üstü yatırılarak karnına bastırılır ve midedeki su boşaltılır.
Şuur gelince sıcak içecek verilir (alkolsüz).
İLK YARDIM MALZEMELERİ
İlk yardım çantana yerleştirmen gereken malzemeler şunlardır:
Üçgen sargı bezi (1 adet)
Normal sargı bezi (10 cmx250 cm)
Plaster (1.25 cmx50 100 cm)
Plastik bandaj (3 cmx50 cm)
Çengelli iğne (6 adet)
Yara bandı (9 adet)
Steril tampon için gazlı bez
Amonyak
Saf alkol-oksijen yerine kullanılır
Pamuk
Mersol (Tentürdiyodun inceltilmişi, yerine kullanılır)
Aspirin (kan sulandırıcı)
Ağrı kesici
Asitboruk
Karbonat
Eter
İshal kesici
Lastik şerit veya ince hortum
Defter, kalem
Enjektör
Dere
Kibrit
Jilet
Dondurucu sprey
Açık renkli plastik örtü (200x150 cm)
[başa dön]
|