|
ATATÜRK VE
İZCİLİK

Yurt savunması
bakımından bu derece önemli olan izcilik,
ferdî ve millî eğitim bakımlarından da o derece önemlidir.
Mustafa Kemal ATATÜRK
ATATÜRK'ÜN
İZCİLİĞE VERDİĞİ ÖNEM
Atatürk,
izcilik konusu üzerinde de büyük önemle durmuş ve Türk izciliğine de,
okullar içi izcilik faaliyetleriyle olumlu bir yön vermişti. Daha
miralaylığı sırasında resmi görevi itibariyle başlayan bu ilgi ömür boyu
sürmüş ve hiçbir zaman eksilmemişti.
Yurtta izciliğin amaçlarının gerçekleştirilmesini yeterli
bulmayan Harbiye Nezareti 15 Haziran 1914 tarihinde “Genç Osmanlı
Cemiyetleri” adı altında bir teşkilat meydana getirmiştir. Bu örgütün
Genel Müfettişliği görevine de Mustafa Kemal atanmıştı. İşte Atatürk,
Gençlik Cemiyetleri Umumi müfettişi olarak çalışmış olmasının verdiği
yakınlıkla izci meselesi üzerinde önemle durmuş; izcileri Cumhuriyetin
yarınlarının bekçileri olarak görüp kabul etmiş, disiplinli bir biçimde
yetiştirilen izcilerden yurt savunması yönünden de büyük yararlar
sağlanabileceğine inanmıştı.
Atatürk’ün Gençlik Cumhuriyetleri Umumi Müfettişi olarak,
“Makam-ı Celiliye” hitaben “Mahrem” kaydıyla kaleme aldığı rapor, O’nun
izcilik hakkındaki görüş ve düşüncelerini anlama bakımından önem ve
değer taşımaktadır. Rapor şöyledir:
“Son zamanlarda Avrupa’da yeni neslin fikri ve bedeni eğitimi
maksadıyla ihdas edilen genç derneklerine ve izciliğe fevkalade emek
vererek azami fedakarlıkta bulunulmuş, maddi, manevi her türlü yardım
yapılmıştır. Harpten önce kara ordusu bulunmayan bazı devletler ancak bu
sayede ve az zaman içerisinde büyük bir orduya malik oldukları gibi
bugünün ordusunu dağıtmak gereğinde olan Almanya ileride mevcudiyetini
ve hayatiyetini muhafaza edebilmek için terhis ettiği subayları
istihdama devamla 1908’de ihdas edilen Almanya Gençlik Teşkilatı’na
muhteşem ordusu derecesinde ihtimam göstermeye önem vermektedir. Yurt
savunması bakımından bu derece ehemmiyeti haiz olan izcilik, ferdi ve
milli eğitim bakımından da son derece önemlidir. Bütün hükümetlerce
izcilik teşkilatı birbiriyle adeta yarışırcasına yayılmakta ve
mensupları fikren, ahlâken, ilmen ve bedenen yetiştirmektedir.
İzcileri himaye ve teftiş için izci ve keşşaf cemiyetleri,
genç dernekleri kurulmakta, resmi makamlar ihdas edilerek, bütün bu
teşekküllerin her türlü siyasi ihtirastan ve parti münakaşalarından
tamamen münezzeh kalmalarına münhasıran ilmi bir sahada çalışmalarına
bilhassa itina gösterilmektedir.
Hükümet idaresinin yeniden teşkilini kararlaştırdığı şu
günlerde genç dernekleri teşkilatının kurulmasına, yayılmasına ve bu
konunun yüksek makamlarca ele alınmasına mutlak bir zaruret vardır.
Binaenaleyh:
1. Orduyu ıstırabında bulunan yeni hükümet 12 yaşından itibaren gençleri
vatani ve milli bir gaye ile terbiye ile, yaşları mütenasip, fennî ve
yeknesak bir surette yetiştirmek mecburiyetindedir. Bu bakımdan milletin
en aydınlarını teşkil eden subaylardan okullarda ve genellikle dernekler
teşkilâtında öğretmen ve rehber sıfatıyla tercihen kullanılması
lazımdır. Bu suretle subaylarımız hükümete malî bir yük teşkil
etmeyecekleri gibi en yararlı bir vazife ile görevlendirilmiş
olacaklardır.
2. Genç dernekleri Teşkilâtı’nı verimli esaslara istinat ettirmek için
Millî Savunma, Millî Eğitim ve Evkaf Bakanlıkları ile mahalli
belediyeler ve teşkili düşünülen Cemaat-ı İslami’yenin müştereken
yardımı sağlanmalıdır.
3. Genç Dernekleri Umumî Müfettişliğine bağlı olmak üzere bölgelere göre
dernekler müfettişlikleri ihdas edilmelidir.
4. Okullarımızda meslekî ve bedenî eğitim konusunda esaslı bir program
ve faaliyet yoktur. Kulüplerde gençler basit oyunlar ve fikirleri
zedeleyen politikayla meşgul oluyorlar.
Gençliğin gelişmesine yarlı başak bir cemiyet hemen hemen yok gibidir.
Bu gibi kulüp ve cemiyetlerde sağlığı koruma, iyi geçinme, fikri eğitim,
anatomi, fizyolojiye ait umumi derslerin konusu dahi yer almıyor. Sözü
edilen kulüp başkanlarını siyasetin dışında kalmaları, aydın ve
gerektiğinde beden eğitimi öğretmenliği yapmaya dahi muktedir kişiler
olmaları, kulüplere yaşça küçük olanların kabul edilmemeleri ve okul
öğrencilerine kulüplerin kapalı olması şarttır.
5. Son zamanlarda Milli Eğitim okullarında sınırlandıran beden eğitimi
ders saatleri arttırılarak, genç dernekleriyle alakalı görev ve
kuruluşlar devam ettirilmeli ve köylere kadar esaslı bir şekilde
yayılmaları sağlanmalıdır.
6. Spor kulüplerin ıslahı ile müdavimlerine Gençlik Dernekleri Teşkilatı
ile de münasebet tesis etmeleri kabul ettirilmelidir.
7. Gerek okullarda, gerek spor kulüplerinde ve cemiyetlerde genç
dernekleri kıyafetlerinin kabulü, sağlığı koruma, sosyal eğitim,
fizyoloji ve anatomi derslerinin öğretimi ve umum için gece derslerinin
ihdası temin edilmelidir.
8. Az da olsa bütçenin müsaadesi nispetinde ödenek sağlanmalıdır.
9. Bütün Genç Derneklerinin teşkilatına girecek olan fakir çocuklarına
memleketin sanatı ile mütenasip iş bulup sanatkar olarak yetiştirilmek
suretiyle kişisel çalışmalarına dayanan geçimlerini sağlamaları
öngörülmektedir.
10. Terbiyevi ve içtimai Genç Dernekleri mecmuasının eskiden olduğu gibi
yayına devam etmelidir.
11. Vaktiyle Astsubay okullarının 13-14 yaşındaki öğrencinin bile
çantasız ve silahsız talim ve terbiyeyi ifaya muktedir olduğunu tecrübe
edilmesini istemiştim. Bu talebim isaf edilmiştir.
12. İzci, Keşşaf veya Spor Kulübü adı altında vücuda getirilecek bütün
teşkilat genç dernekleri meyanında addedilerek Dernekler Genel
Müfettişliğine bağlı olmalıdır.
Ordunun tahdidi mecburiyetinin yukarıdaki maruzatım ile
kısmen olsun telafi edilebileceğine halisane inanmadığımı yüce
makamlarına arz ederim.”
Atatürk, mutlu yarınlar için sevgi ve güven duyduğu Türk
izcilerini resmi bayramlardaki geçit törenlerinde görmeyi özellikle
arzulamış, bunun sonucu olarak da Atatürk devrinde yurdun dört yanından
gelen izci oymaklarının Ankara’da Atatürk’ün önünde yapılan Cumhuriyet
Bayramı geçit törenlerine katılmaları bir gelenek halini almıştır.
Atatürk ayrıca Türk izcilerinin kıyafetleri ve
yetiştirilmeleri konularında verdiği direktiflerle de izciliğin olumlu
yönde çevrilmesinde önemli rol oynamıştır.
Türk izciliği, Atatürk’ün emir ve direktifleriyle vücut bulan
bir örgüt olarak doğdu, faaliyet gösterdi. Atatürk’ün ilgi ve güvenini
kazanmakla da ebedi bir gurur ve şerefe mahzar oldu. “Keşşaflık” Atatürk
ile “izcilik” şekline dönüştü.
ATATÜRKÇÜLÜK VE GENÇLİĞİN ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DOĞRULTUSUNDA
YETİŞTİRİLMESİ
Coğrafi konumu nedeniyle dünyanın stratejik yerlerinden biri olan
Türkiye uzun yıllardır emperyalist güçlerin gizli ve açık saldırılarına
hedef olmuştur. Ulusal Kurtuluş Savaşımız açık saldırılarının en
önemlisidir.
Bu savaşta Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşlarının üstün gayretleri ve
ulusun azmi ile başarılı olundu. Böylece Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.
Cumhuriyetin temeli olan Atatürk ilke ve devrimleri, geleceğimizin
teminatı olan genç kuşaklara iyi anlatılmalı ve benimsetilmelidir. Bu
gerçek bilerek veya kasıtlı olarak göz ardı edilirse ya da çarpıtılırsa
ulusumuzun başına nelerin gelebileceği çok yakın geçmişteki acı olaylar
göstermiştir. Bundan dolayı o karanlık günlere yeniden dönmemek için
gençlerimizi Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda yetiştirmemiz
şarttır. Zaten günümüzde bir çok ideoloji çekiciliğini yitirdi. Ancak
Kemalizm yeniden güncellik ve çekicilik kazandı.
ATATÜRKÇÜ
DÜŞÜNCEDE İZCİLİK
Atatürkçülük demek çağdaşlık demek, ilericilik demek, laik demektir.
Atatürkçülük demek, doğruluk demek, dürüstlük demek, düzen demektir.
Atatürkçülük demek, düne değil, hatta bugüne değil, yarınlara bakar, ona
göre kendimizi ve toplumumuzu hazırlamak demektir.
Atatürkçülük demek, bugün dünden daha çok aradığımız O eşsiz insanın, O
dünyanın gelmiş geçmiş en büyük devlet adamının, O eşsiz askeri dehanın
daima yolundan, izinden gitmek demektir.
Atatürkçülük demek, O’nun ilke ve inkılâplarına, bütün gücümüzle, sahip
çıkmak demektir. O’nun dünya görüşünü benimsemek demektir.
Atatürkçülük demek, bilim, mantık ve akıl, modern düşüncelerle dolu Türk
gençliğinin yetişmesi demektir.
Atatürk bilim ve tekniğin ilerleme, gelişmeleri yürütme, vatanını seven
ona gönül veren bir gençliğin yetiştirilmesini istemektedir.
Kaybetmeyen, parçalamayan, başka ideallere asla saplanmamış, bunlara
asla iltifat etmeyen bir gençliğin, Türk gençliğinin yetişmesi ve var
olması için elinden geleni yapmıştır. Çağdaş ve ileri milletlerin
seviyesine çıkacak bir gençlik istemektedir, Atatürkçülük.
[başa dön] |